Vicia lens (Mercimek)
Vicia lens (Mercimek) sarıdan turuncuya, yeşilden siyaha kadar farklı tatları ve besinleri içeren tohumları için yetiştirilen bir bitkidir.
- 1
Çiçek

Vicia lens: 14/05/2023; Bayındırlık; 108 m.; çayır. © Hüseyin Doğan
- 2
Meyve

Vicia lens: 14/05/2023; Bayındırlık; 108 m.; çayır. © Hüseyin Doğan
- 3
Mercümek

Ortaçağ'dan mercümek çizimi.
- Alem:
Plantae
- Takım:
Fabales
- Aile:
Fabaceae
- Cins:
Vicia
- Literatür:
Fl. Descr. Anal. Paris: 143 (1845).
- Yazar:
(L.) Coss. & Germ.
- Dağılım:
- Sıra:
- Eşadlar:
- Kayıtlar:
Vicia lens (Mercimek), Baklagiller ailesine bağlı Fiğ cinsinden bir bitkidir.
Tanımı#
Halihazırda bazı kaynaklarda Lens culinaris adı ile geçmektedir. İnce, cılız tüylü ve 20 ila 40 cm arasında boylanabilen tek yıllık bir bitkidir. Alttaki yapraklar mukronat iken üstteki yapraklar basit sülüklüdür. Yaprakçıklar çoğunlukla 5 ila 7 çift arası sayıda, eliptik ila dikdörtgensi şeritsi, 7 ila 15 mm uzunluğunda ve 1,5 ila 3,5 mm genişliğindedir. Kulakçık düz dikdörtgensi mızraksı ve eklenmemiştir. Çiçek kurulu sapı 1 ila 3 arası sayıda çiçekli, kılçıklı ve yaprakla aynı uzunlukta ya da daha kısadır. Çanak 6 ila 8 mm uzunluğundadır ve dişleri tüpten çok daha uzundur. Taç soluk leylak ya da beyaz renklidir ve neredeyse çanakla aynı uzunluktadır. Meyve genişçe baklavamsı, 12 ila 14 mm uzunluğunda ve çıplaktır. Tohumlar 3,5 ila 6,5 mm uzunluğundadır. Vicia lens dilimizde mercimek adı ile bilinmektedir.
Gözlem bilgileri#
Vicia lens doğal olarak Akdeniz havzası ile Himalayalar arasındaki bölgede yayılış gösterir. Ancak günümüzde dünyanın büyük bölümünde yaygın olarak yetiştirilen bir bitkidir. Tarla kenarları ve çayırlarda kaçak olarak görülen bitki umumiyetle nisan ve haziran ayları arasında çiçek açmaktadır ve bitkiyi deniz seviyesinden 1500 metreye kadar olan rakımlarda İzmit ilçesinde gözlemlemek mümkündür.
Etimoloji#
Cins adı Latince bağlayıcı anlamına gelir. İlk defa Plinius tarafından kullanılmıştır ve cinsin birçok üyesinde görülen sarılıcı karaktere işaret eder. Epitet Latince mercimek anlamına gelir.
Kullanımı#
Tohumları suda bekletilerek, çimlendirilerek, kızartılarak, haşlanarak, kavrularak ya da haşlanarak tüketilmektedir. Mercimek ya da ezogelin gibi yaygın tüketilen çorbaların ana malzemesidir. Hayli besleyicidir. Tohumları kurutularak toz haline getirildikten sonra ekmek yapımında kullanılmaktadır. Meyve de taze iken fasulye gibi pişirilerek yenilmektedir.
Tohumlar müshil etkilidir. Kabızlık ve diğer bağırsak şikâyetlerinde faydalı oldukları düşünülmektedir.
Türk Uygarlığındaki yeri#
Mercümek (مرجمك), Latince bitkinin tohumlarına işaret lens kelimesinin Farsçaya tercüme edilmiş halidir. Halîmî, dânîje, mercümek ve âdesin aynı bitki olduğunu belirtmiştir. Sabuncuoğlu da bitki için ‘ades ve mercümek adlarını zikretmiştir. Bitki için Arapçadaki karşılığı olan ‘ades (عدس) de kullanılmıştır. Bitkinin tohumları gözbebeğine benzer, lens Latince, mercümek Farsça gözbebeği demektir. Bitkinin bu benzerlik nedeniyle göz ile ilgili sorunlarda yararlı olduğu düşünülmüş ve yaygın olarak kullanılmıştır.
Dioscorides, görüşe zararlı, sindirimi güç ve gaza neden olduğunu belirttiği bitkinin, kabuksuz pişirilirse bağırsaklara yararlı olduğunu, gut, göz iltihabı ve cilt hastalıklarında kullanıldığını aktarmıştır. Kalhamân, sık idrara çıkma halinde başvurulduğunu; İbn Varrâk, cinsel isteği azalttığını, aşırı tüketiminin gözlere zararlı olduğunu ve kızartılması halinde daha az gaz oluşturacağını yazmıştır.
Anadolu’da, göz rahatsızlıkları, ağız ağrısı, bademcik iltihabı, kadın hastalıkları, baş ağrısı, menenjit, mide hastalıkları, nezle, boğaz rahatsızlıkları, boyun rahatsızlıkları, burun rahatsızlıkları, hemoroid, cilt rahatsızlıkları, çiçek, pamukçuk, gut ve sıtma vakalarında kullanılmış, müshil ve yanık giderici olarak faydalanılmış, atlarda bademcik iltihabı halinde başvurulmuş, kadınlar tarafından yüz güzelleştirici olarak uygulanmıştır.
İslam tıbbı#
İslâm peygamberinin mercümek çorbasını sevdiği belirtilmiş, Anadolu’da çorba yapımında kullanılmış, mecdere adlı yemeğin tarifine girmiş, ağır işte çalışanların tüketmesi tavsiye edilmiştir. Cebrâil’in Âdem’e getirdiği iki öküzün tezeğinden (ya da gözyaşından) mercümeğin yetiştiğine inanılmış, Hanefi mezhebine göre bugdây, arpa, darı, mercümek, nohud, bakla çalanın elinin kesilmesine gerek olmadığı, Şafi mezhebine göre ise kesilmesinin gerekli olduğu belirtilmiştir. Mercümeğin Ortaçağ’daki önemi şu hikâyeye de konu olmuştur: Sultan Sencer zamanında zenginleşen birinin, zenginliğini simya sayesinde kazandığı dedikodusu yayılmış, Sencer’in huzurunda sorguya çekilen adam, ortaya çıkardığı keselerden çıkan rezene, mercümek, nohûd, birinc, daru, kişnic, bugdây, arpa, bakla tohumlarını göstererek, benim simyam budur, ben bir tane ekerim Allah yedi yüz tane verir demiş. Rüyada mercümek görmek iyi haber, mürdümük görmek ise keder olarak yorulmuş, ayrıca fal amaçlı da kullanılmıştır. Mürdümük ile mercümekin aynı bitki olduğundan emin değiliz, günümüzde mürdümük kelimesi Lathyrus cinsi için kullanılmaktadır. Mercümek şiirimizde İbrâhim peygamberin lakabı Halîl ile geçmektedir ancak nedenini bilmiyoruz.
Antikçağ#
Mercimek düzenli yenirse görüşe zarar verir, mide için kötüdür, mide ve bağırsaklarda gaza neden olur. Kabuğu ile yenirse bağırsakları sıkılaştırır. En iyisi kaynatıldığında suya siyahlık salmamasıdır. Kötü rüyalara neden olur, tendon, akciğer ve başla ilgili rahatsızlıklara uygun değildir. Sirke ile birlikte ishale faydalıdır. Kabuksuz otuz mercimek yutulursa mide rahatsızlığını yatıştırır. Arpa unu ile kaynatılıp uygulanırsa guta iyi gelir. Balla birlikte yaraları temizler. Kokuluyonca ya da ayva ile göz ve anal iltihapları tedavi eder. DI 2-107.
Mercimek ve bezelye kasım ayında ekilmektedir. Mercimek zengin topraktan daha çok ince toprakta iyi gelişir ve çoğunlukla kuru hava ister. Mısır’da iki çeşit mercimek yetişir, daha yuvarlak ve siyah renkli olup kendine özgü bir formu vardır. Mercimeğin en iyisi en fazla suyu emen ve en kolay haşlanandır. Hiç şüphesiz gözlere zararlıdır ve gaza neden olur. Ancak özellikle yağmur suyuyla haşlanıp yemekle alınırsa bağırsaklar üzerinde büzücü etkiye sahiptir. Öte yandan kısık ateşte kaynatılırsa müshildir. Ağızdaki yaraları temizler ve kapatır.
Uygulandığında her türden apseyi yatıştırır. Melilotus ya da ayva ile göz akıntılarına sürülmüştür. Ağız ve üreme organlarındaki yaralar için kaynatılarak kullanılmaktadır. Polenta ile gut, rahim ve böbrek hastalıkları ve mayasıl tedavisinde başvurulmuştur. Otuz adet yenirse mide rahatsızlığına iyi gelir. Mercimek akciğer, baş ağrısı, sinir hastalıkları ve safra için iyi değildir. Ayrıca geceleri huzursuzluğa neden olmaktadır. Deniz suyunda haşlanırsa püstül, yılancık ve meme rahatsızlıklarında faydalıdır. Suda kaynatılır, dövülür, kepeği ayırmak için elekten geçirilir ve yanıklara sürülür, yanıklar iyileşmeye yüz tutunca bal da eklenir. PL 18-31.
© Doğan, Hüseyin (2023). Anadolu Türk Uygarlığında Bitkiler (XIII-XV. yy.) Yayımlanmamış Doktora tezi, Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kocaeli, s.535-537.








