Pteridium aquilinum (Eğrelti)
Pteridium aquilinum (Eğrelti) genelde açık alanlarda büyük koloniler oluşturan ve sporlarını yaz aylarında dağıtan bir eğrelti türüdür.
- 1
Spor

Pteridium aquilinum: 06/10/2020; Kocaeli Kent Ormanı; 354 m.; ormanlık. © Hüseyin Doğan
- 2
Eyreltü

Ortaçağ'dan eyreltü çizimi.
- Alem:
Plantae
- Takım:
Polypodiales
- Aile:
Dennstaedtiaceae
- Cins:
Pteridium
- Literatür:
Reisen Ost Afr. 3(3): 11 (1879).
- Yazar:
(L.) Kuhn
- Dağılım:
- Eşadlar:
- Kayıtlar:
Pteridium aquilinum (Eğrelti), Eğreltigiller ailesine bağlı Eğrelti cinsinden genellikle 40 ila 200 cm büyüyebilen bir bitkidir.
Tanımı#
Rizomlar uzun sürünücü olup soluk kahverengi tüylerle kaplıdır. Sap uzun, kalın, yeraltında kalan kısmı koyu kahverengi ila siyah, üst bölümde saman renkli ve yoğun biçimde soluk kahverengi tüylerle kaplıdır. Aya tabanda üç ya da dört teleksi, uç bölümü önemli bir süre boyunca sürekli büyümekte ve sonunda 1 metre uzunluk ile genişliğe ulaşmaktadır. Tabandaki telek çifti daha iri, neredeyse ayanın geri kalan bölümüyle aynı uzunlukta olup 70 cm uzunluğunda ve 40 cm genişliğindedir. Sori şeritsi, neredeyse marjinal ve indizyum iki parça halindedir. Dilimizde eğrelti, evratı, eylentü, eyraltu, güllük, ifteri, kartal eğreltisi, kızıl ot, kuzgun otu ve papra adları ile bilinmektedir.
Gözlem bilgileri#
Pteridium aquilinum doğal olarak kuzey yarımkürede yayılış gösterir. Ancak günümüzde güney yarımküreye de dağılmıştır. Orman açıklıklarında, yol kenarı ve çayırlarda görülmektedir. Sporları umumiyetle temmuz ve ağustos ayları arasında olgunlaşmaktadır. Bitkiyi deniz seviyesinden 1600 metreye kadar olan rakımlarda il genelinde gözlemlemek mümkündür.
Etimoloji#
Cins adı Antik Yunanca kanat/kuştüyü anlamına gelir. Cinsin kuş kanatlarını andırmasına işaret eder. Epitet Latince kartal gibi anlamına gelir. Türün yapraklarının Accipitridae (atmacagiller) ailesinin kanatlarına benzemesine işaret eder.
Kullanımı#
Kökü pişirilerek tüketilmektedir. Kök %60 oranında nişasta ihtiva eder. Hayvan yemi olarak kullanılmaktadır. Sürgünler çiğ ya da pişirilerek tüketilmektedir. Rizomlar öğütülerek ekmek yapımında kullanılır. Rizomlar öğütülerek arpa unu ile karıştırılır ve lapa halinde tüketilir. taze sürgünler bir gün boyunca su ve külde bekletildikten sonra buharda ya da kaynatılarak pişirilir ve tüketilir. Sürgünleri bira yapımında kullanılır. Yapraklar koyun sütünü süzmek için ve peynirin tazeliğini koruması için kullanılır.
Kökünden yapıştırıcı elde edilmektedir. Fırontlardan kahverengi boya yapılmaktadır. Kökü kaynatılarak saç yıkamak için kullanılmaktadır. Kafa derisine sürüldüğünde saçların büyümesini teşvik eder. Ayrıca külleri cam ve sabun yapımında kullanılmaktadır. Yaprakları taze ve serin kalmalarını sağlamak için meyvelere sarılmaktadır. Bu aynı zamanda böcek kovucu olarak meyvelere böceklerin gelmesini engellemektedir.
Genç sürgünler idrar söktürücü, soğutucu ve parazit düşürücüdür. Ayrıca yapraklar, artrit için tedavi olarak buhar banyosunda kullanılmıştır. Tüberküloz tedavisinde kaynatılarak kullanılmıştır. Dövülmüş yapraklar, yaraları tedavi etmek ve kırık kemikleri yerinde tutmak için kullanılmıştır. Kök, kusma engelleyici, antiseptik, iştah açıcı ve toniktir. Köklerden yapılan çay mide krampları, göğüs ağrıları, iç kanama, ishal, soğuk algınlığı tedavisinde, ayrıca solucanların yok edilmesinde kullanılmıştır. Mide kanserine neden olduğuna dair raporlar vardır.
Türk Uygarlığındaki yeri#
İshâk bin Murâd, bitkinin adının yaliki eyreltü (يالقي ايرلتو), Arapça karşılığının ise serhas rûmî (سرخس رومي) olduğunu belirtmiştir. Halîmî, serhas, eyreltü, kızıl ot ve donuz otı olarak bilindiğini, erkek ve dişi olmak üzere iki türünün bulunduğunu yazmıştır. Ona göre bitki, kan tükürme vakalarında kullanılmış ve parazit düşürücü olarak faydalanılmıştır. Akşemseddin kökünün düşük yaptırıcı etkisi olduğunu kaydetmiştir.
Dioscorides, sürgünlerinin tüketildiğini, yara iyileştirici ve parazit düşürücü olarak faydalanıldığını, kadınların cinsel ilişkiden önce alarak hamile kalmaktan korunduklarını ya da hamile iseler düşük yapmak için kullandıklarını kaydetmiştir. Hayvanlarda boyunduruğun açtığı yaraları tedavi etmek için uygulanmıştır.
Yaprakları Dryopteris filix-mas’a benzer, sürgünler hayli uzundur. Kökler uzun ve eğiktir. Ballı pastil halinde alınırsa ya da şarapla içilirse bağırsak kurtlarını dışarı atar. Kadınlara verildiğinde hamile kalınmasını engeller ve ayrıca hamile bir kadın kullanırsa düşüğe neden olur. İyileşmesi zor ve iltihaplı yaraların üzerine kurutularak serpilir. Yük hayvanlarının ense bölümlerinin iyileştirilmesinde kullanılmıştır. Genç yaprakları kaynatılarak yenirse bağırsakları yumuşatır. DI 4-185.
© Doğan, Hüseyin (2023). Anadolu Türk Uygarlığında Bitkiler (XIII-XV. yy.) Yayımlanmamış Doktora tezi, Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kocaeli, s.708.




