Epilobium angustifolium (Yakı otu)
Epilobium angustifolium (Yakı otu) genelde yüksek rakımlardaki çayırlarda görülen ve yaz aylarında çiçek açan çok yıllık bir bitkidir.
- 1
Çiçek

Epilobium angustifolium: 02/08/2023; Altıoluk Yaylası; 1354 m.; yayla. © Hüseyin Doğan
- 2
Anagra

Ortaçağ'dan anagra çizimi.
- Alem:
Plantae
- Takım:
Myrtales
- Aile:
Onagraceae
- Cins:
Epilobium
- Literatür:
Sp. Pl.: 347 (1753).
- Yazar:
L.
- Dağılım:
- Sıra:
- Eşadlar:
- Kayıtlar:
Epilobium angustifolium (Yakı otu), Yakıotugiller ailesine bağlı Yakıotu cinsinden bir bitkidir.
Tanımı#
Halihazırda bazı kaynaklarda Chamerion angustifolium olarak geçmektedir. Dik, sağlam yapılı ve kalın kökgövde ya da yayılıcı yatay kökleri ile büyük koloniler oluşturan bir bitkidir. Gövde basit, 30 ila 250 cm uzunluğunda ve boyunca çıplak ya da üst bölümde yoğun biçimde kıllıdır. Yapraklar darca mızraksı ya da mızraksı, 2,5 ila 20 cm uzunluğunda, 0,4 ila 3,5 cm genişliğinde, belirsiz biçimde dişli kenarlı, sarmal biçimde dizilmiş ve neredeyse sapsız ya da kısa bir sapa doğru daralmaktadır. Dilimizde yakı otu adı ile bilinmektedir.
Gözlem bilgileri#
Bitki doğal olarak kuzey yarımkürede yayılış gösterir. Alpin çayırlar, kayalık yamaçlar ve ormanlık alanlarda görülmektedir. Umumiyetle haziran ve ağustos ayları arasında çiçek açmaktadır. Bitkiyi 800 ila 1600 metreye kadar olan rakımlarda Başiskele, Gölcük ve Kartepe ilçelerinde gözlemlemek mümkündür.
Etimoloji#
Cins adı Yunanca kapsül üzerinde anlamına gelir. Çiçeklerin kapsül benzeri uzun yumurtalık tüpünün ucunda bulunmasına dikkat çekmektedir. Epitet Latince dar yapraklı anlamına gelir ve açık bir şekilde türün yaprak yapısına dikkat çekmektedir. İkili adlandırma öncesi adı “Epilobium foliis lanceolatis, integerrimis”tir.
Kullanımı#
Genç sürgünleri yenilmekte, yaprakları salatalara eklenmektedir. C ve pro-A vitamini bakımından zengindir. Geleneksel Rus çayı bu bitkinin yapraklarından yapılmaktadır. Haşlanarak tüketilirse sağlıklı bir sebzedir, A ve C vitaminleri için iyi bir kaynaktır. Yüzü ve elleri soğuktan korumak için kullanılmıştır. Demlenen yapraklarının sersemliğe neden olabileceği rapor edilmiştir.
İltihapla savaşıcı, spazm çözücü, sıkıştırıcı, yatıştırıcı, deriyi yumuşatıcı, laksatif ve toniktir. İshal tedavisinde, mukus kolit ve irritabl bağırsak sendromunda kullanılmıştır. Almanya ve Avusturya’da prostat sorunlarını tedavi etmek için kullanılmaktadır. Ayrıca yapraklardan yapılmış merhem çocuklarda cilt problemlerini yatıştırmak için önerilmiştir. Yapraklardan ve köklerden yapılan çaya, dizanteri ve karın krampları için geleneksel olarak başvurulmuştur. Bunun yanında soyulmuş köklerden yapılmış lapa; haşere ısırıkları, yanıklara, ciltte yaralar, şişme ve haşlanmalara uygulanmıştır.
Türk Uygarlığındaki yeri#
Anagrâ (انغرا), bitkinin Antik Yunancadaki karşılığı olan onagra (ὀνάγρα)’dan muharreftir. Onagra, aşağıda göstereceğimiz bitkinin kullanım kapsamı ile doğrudan ilintili bir tercihtir ve Antik Yunancada yabâni eşek anlamını verir. Dioscorides, kurutulmuş kökünün şarap kokusuna sahip olduğunu, yara iyileştirici olarak başvurulduğunu ve yabani hayvanları evcilleştirmek için kullanıldığını yazmıştır. Rufus, bitkiye aslan evcilleştiren denildiğini, çünkü ruhu yatıştırma özelliğine sahip olduğunu kaydetmiştir.
Yaprakları bâdâma, görünüm itibariyle sûsene benzediği, kuruyunca şarap gibi koktuğu ve yüksek rakımlarda yetiştiği belirtilen bitki Anadolu’da, vahşi hayvanları ehlileştirmek için kullanılmıştır.
Çiçekleri büyüktür ve güle benzer. Uzun ve beyaz renkli olan kökü kuruduğunda şarap gibi kokar. Dağlık alanlarda yetişir. Kökü demlenerek vahşi hayvanlara içirilirse onları evcilleştirir. Ayrıca sarıldığında kötü huylu yaraları iyileştirir. DI 4-117.
Bu maddeye Epilobium hirsutum taksonu da dâhildir. © Doğan, Hüseyin (2023). Anadolu Türk Uygarlığında Bitkiler (XIII-XV. yy.) Yayımlanmamış Doktora tezi, Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kocaeli, s.146-147.











