Cedrus deodara (Himalaya sediri)

derleyen:

Tanımı

40 ila 50 metre kadar büyüyebilir. Gövde 3 metre çapa kadar ulaşabilir. Genç dallar sarkıktır. İğne yapraklar 2,5 ila 5 cm uzunluğunda, ince ve uzun sürgünler üzerindedir. Bunlar açık yeşil ila mavimsi yeşil renklerdedir. Dişi kozalak fıçı biçiminde, 7 ila 13 cm uzunluğunda ve 5 ila 9 cm genişliğindedir. Erkek kozalak 4 ila 6 cm uzunluğundadır.

Gözlem bilgileri

Bitki doğal olarak Orta Asya’da yayılış gösterir ancak peyzaj değeri nedeniyle dünyanın büyük bir bölümünde peyzaj alanlarına dikilmektedir. [Harita, Sinonimler, Herbaryum] Park ve bahçelerde görülür. İzmit ilçesinde gözlemlenmiştir. Kozalaklar ekim ve aralık ayları arasında olgunlaşır. Deniz seviyesinden 1000 metreye kadar olan rakımlarda gözlemlenebilir.

Türkçe adları

Dilimizde himalaya sediri adı ile bilinmektedir.

Etimoloji

Cins adının etimolojisi açık değildir. Cedrus ve Juniperus (ardıç) türlerini tanımlamak için kullanılan Antik Yunanca mahreçli bir kelimedir. Tür adı Sanskrit tanrıların ağacı anlamına gelir. Türün bölgede kutsal sayılmasına işaret eder. Pakistan’ın milli ağacıdır.

Türk Uygarlığındaki yeri

Dîvdâr (ديودار), bitkinin Sanskritçedeki karşılığı olan devadaru (देिदारु)’dan alınmıştır ve tam olarak tanrının ağacı anlamını verir. Halîmî, usaresi olan bir bitki olup arduc agacını andırdığını, şîr-i dîvdâr adı ile de bilindiğini ve felç vakalarında en etkili ilaç olduğunu kaydetmiştir. Çok tanrılı dinlerde, tepedeki (superior) tanrı ile muayyen bir ağacın özdeşleştirilmesi yaygındır. Bitki Arapça metinlerde de Allah’ın ağacı (شجرة هللا) adı ile geçmektedir. Bitki için metinlerimizde yer bulan sanavber hindî (صنوبر هندي) ve hind çamı (هند جامى) isimleri de oldukça isabetlidir. Kullanılan diğer isim ise cin ağacı (جن اغاجى)’dır. Sabuncuoğlu, dîvdârı, kara ağaç bitkisi ile karşılamıştır ancak bu hatalıdır.

Günümüzde ülkemizde peyzaj alanlarına dikilen bitki Anadolu’da, ense rahatsızlıkları ve felç tedavisinde kullanılmış, taş düşürücü olarak faydalanılmıştır.

© Doğan, Hüseyin (2023). Anadolu Türk Uygarlığında Bitkiler (XIII-XV. yy.) Yayımlanmamış Doktora tezi, Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kocaeli, s.296-297.

Tıp

Odunun özü gaz giderici, terletici, idrar söktürücü ve balgam söktürücüdür. Kaynatılarak ateş, şişkinlik, akciğer ve üriner bozukluklar, romatizma, yığınlar, böbrek taşları, uykusuzluk, diyabet tedavisinde kullanılır. Yılan ısırıklarına karşı panzehir etkilidir. Reçinesi, çürükleri, cilt hastalıklarını ve eklem yaralanmalarını tedavi etmek için harici olarak kullanılır. Kabuğu büzücüdür ve ateş, ishal ve dizanteri tedavisinde kullanılır. Ağaçtan elde edilen yağ hayvanların çeşitli bölgelerine sürülerek böceklerden korunmalarını sağlar.

Fotoğrafları


Yorumlar

Görüşünüzü Yazın