Buxus sempervirens

Şimşir


Anahtar kelimeler: Tıbbi bitkiBoya bitkisi.

Dolaşım

Bitkiler › Şimşir takımı › Şimşirgiller › Şimşir › Şimşir

Dağılımı

Bitki doğal olarak kuzey Afrika, güneybatı Asya ve Avrupa’da yayılış gösterir. Her ne kadar Türkiye’nin doğal bitkisi olsa da Türkiye’deki doğal birey sayısı oldukça azalmıştır. Bunun yerine park ve bahçelerde peyzaj amaçlı dikilen örneklerine rastlanmaktadır.

Genel bilgiler

1 ila 2 metre büyüyebilen çalı ya da 12 metreye kadar çıkabilen küçük ağaç formundadır. Gövde gençken gri ve düz renklidir, olgunlaştıkça çatlaklar görülür. Çiçekler beyazımsı yeşil renklidir. Meyveler bir ila iki arası tohum barındırır ve bunlar siyah renklidir. Tohumlar eylül ayında olgunlaşır. Tohumlar 15 derecede bir ila üç ay arasında olgunlaşır. Çiçekler tek evciklidir. -23 dereceye kadar dayanıklıdır. Popüler bir süs bitkisidir.

Gözlem

Ormanlık alanlar, yamaçlar ve çalılıklarda görülür. Gölcük ve Karamürsel ilçelerinden kayıt bildirilmiş ancak henüz gözlemlenememiştir.

Yaygın adları

Adi şimşir, Cımşır, Şümşür. Gafikî, bitkinin Süryanice karşılığının “şimşed” olduğunu belirtir. Bitki Farsça’da ise “şimşir” olarak bilinir.

Etimoloji

Cins adı Antik Yunanca “sıkı” anlamına gelir. Bitkilerin ahşabının sertliğine ve yoğunluğuna işaret eder. Dilimizdeki “şimşir” kelimesi Akadça “simsalu” (𒋆𒊭𒇻𒌋) kelimesinden gelmektedir. Tür adı Latince “her dem yeşil” anlamına gelir. Yapraklarının dört mevsim yeşil kalmasına işaret eder.

Tarihi

Theophrastus, bitki ile ilgili verdiği bilgilerde daima ahşabına atıfta bulunmaktadır. Bitkiden “pyxos” olarak bahseder, kelime Latinceye “buxus”, Arapçaya “baks”, İngilizceye ise “box” olarak geçmiştir.

Plinius’a göre; çok önemli bir kereste ağacıdır. Kök hariç geri kalan bölümü pürüzsüzdür. Dayanıklı olması ve rengi nedeniyle süs bitkisi olarak kullanılır. Kalın bir çit oluşturur, yaprakları herdem yeşildir ve budamaya dayanıklıdır. Üç türü vardır. Pireneler, Frigya ve Korsika adasında görülür. Korsika balının acı tadının nedeni de bu çalının çiçekleridir. Çalı ateşe karşı dayanıklıdır, bu yüzden yakacak olarak kullanılması sağlıklı değildir.

Roma’da tabut yapımında kullanılır ve ayrıca evlerin bahçesine dikilirdi.

Mutfak

Yaprakları bira yapımında kullanılır.

Geleneksel tıp

Yapraklar ve kabuklar; değiştirici, romatizma tedavi edici, müshil, safra salgısı arttırıcı, terletici, ateş düşürücü, doğum başlatıcı ve kurt düşürücüdür. Yapraklar sıtmanın tedavisinde kinin yerine kullanılır. Frengi tedavisinde kullanılır. Ahşabı terletici, uyuşturucu ve yatıştırıcıdır.

Yapraklar çiçek açmadan önce toplanır ve kurutulur. Kabuk dört mevsim toplanarak kurutulur.

Bitkinin geleneksel tıp alanında kullanıldığına dair antikçağda herhangi bir kayda rastlamadık. Ortaçağdaki tek kayıt İbni Cülcül’e ait ve o da bitkinin yapraklarının mersine (Myrtus communis) benzediğini ve bağırsaklarda büzücü etkiye sahip olduğunu yazar. Genel anlamda kullanımı on yedinci yüzyılın başlarına tarihlenmektedir. Ahşaptan elde edilen yağı, yaprak ve kabuğu kullanılan parçalarıdır. Gut, idrar yolu enfeksiyonları, bağırsak parazitleri, frengi, hemoroit, epilepsi, baş ağrısı, mayasıl, cüzzam, romatizma, ateş ve sıtma tedavisinde başvurulmuştur. Yapraklarından demlenen çay romatizma, HİV, terletici ve safra söktürücü olarak içilir.

Dikkat

Biliyor musunuz?

Budanmaya dayanıklıdır. Arılar tarafından sevilir. Yaprak ve talaşları saçları kumral rengine boyamak için kullanılır. Ahşabı çok dayanıklıdır ve çeşitli tahta aletlerin yapımında kullanılır.

Literatür

Species Plantarum 2: 983. 1753. L.

Bir Cevap Yazın