İçeriğe geç

Bitki tarihi (curriculum vitae)

Bir işi bitirdiğinde hemen yeni bir işe koyul. Yorul!

İnşirâh:7
Roma kültüründe bitkiler (Oku)

Özet: Bu çalışmada; Avrupa-Sibirya, Öksin, İran-Turan ve Akdeniz floristik bölgelerinde doğal olarak yayılış gösteren bitkilerin; antikçağda önce İtalya yarımadasında, sonra tedricen Avrupa, Afrika ve Asya kıtalarının bir bölümünde etkili olmuş ve bir ölçüde Hellen Uygarlığı’ndan etkilenip bir dereceye kadar da günümüzde Batı Uygarlığı olarak bilinen Uygarlığı etkilemiş Roma Uygarlığı yazınındaki izdüşümlerini takip etmeye çalışacağız.

Bu kapsamda; bitkilerin, tıbbî, askerî ya da iktisadî anlamda kullanımlarının yanı sıra, kültürel, dinsel ya da mitsel karşılıkları da incelenmeye gayret edilmiştir.

Bitkilerin Tarihi ile bir bölgede yerleşik olan kültürler hakkında bilgi edinmek mümkün olmakla birlikte daha önce o bölgede mevcut olmuş ancak günümüzde çeşitli nedenlerle artık mevcut olmayan kültürlerin izlerini takip etmek de mümkündür. Hatta o bölgeyi doğrudan ya da dolaylı olarak etkileyen kültürler de kapsam dışı değildir. Bugün kullandığımız bitki isimleri arasında bulunan laden Latince, susam Sümerce, nefvel Arapça, vb. mahreçlidir ve söz konusu kültürlerin belli dönem Anadolu coğrafyasında en azından kültürel düzeyde etkili olduklarını göstermesi açısından önemlidir.

Yukarıda ifade edildiği üzere, Roma Uygarlığı bir dereceye kadar Hellen Uygarlığı’nın ardılı olarak kabul edilir, bu nedenle yazını ve doğallıkla bitkilere dair aktardıkları da Hellen Uygarlığı’ndan bağımsız olarak düşünülemez. Bu doğrultuda, çalışma temelde Roma Uygarlığı’nı merkezine oturtmuş olmakla birlikte, özellikle mitolojik referanslar bölümünde Hellen Uygarlığına da değinecektir.

Anahtar kelimeler: Bitki Tarihi, Roma Uygarlığı, Klasik Antikite.

Atıf: Hüseyin Doğan (2019). Roma kültüründe bitkiler. Yayımlanmamış Yüksek Lisans tezi. Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kocaeli.


İkili adlandırma sisteminde tarihî ve mitolojik karakter kullanımı: Kocaeli florası örneği

Özet: Bu çalışmada; Carl Linnaeus’un 1753 yılında yayımladığı Species Plantarum adlı eseri ile ortaya attığı ve günümüzde de geçerliliğini korumakta olan İkili Adlandırma (Binomial nomenklatür) sisteminde tarihî ve mitolojik karakterlerin kullanımı, Türkiye’nin önemli sanayi ve ticaret merkezlerinden biri olan Kocaeli ilinde yayılış gösteren bitki türleri üzerinden incelenmektedir.

Dönem dönem Helen ve Roma kültürlerinin etkisi altında kalan Kocaeli, Antikçağ yazınının şekillendiği bölgelere coğrafi olarak yakın bir konumdadır ve bitki örtüsü bakımından belli düzeyde bu bölgelerle benzerlik göstermektedir. Bu nedenle il sınırları içinde görülen bitkilerin büyük bölümüne Antikçağ kaynaklarında atıfta bulunulduğu görülmektedir.

Çalışma Kocaeli ilinde görülen bitkilerin tamamı üzerinden yapılmamış olup, sadece 2017 yılında Kocaeli il sınırları içinde yer alan çeşitli bölgelerde yerinde fotoğraflanarak teşhis edilen bitkiler dâhil edilmiştir. Bu itibarla çalışma genişletilmeye ve geliştirilmeye namzettir. Çalışmada yer verilen bitkilere ait görsellere, fotoğraflandıkları tarih, bölge ve yükseklik bilgileri ile birlikte Ekler bölümünde yer verilmiştir.

Anahtar kelimeler:

Atıf: Hüseyin Doğan ve Elif Bilge Doğan (2019). İkili adlandırma sisteminde tarihî ve mitolojik karakter kullanımı: Kocaeli florası örneği. Uluslararası Orhan Gazi Kocaeli Tarihi-Kültürü Sempozyumu V 1 (1), ss. 39-76.


Ortaçağ Türkçe tıp metinlerine göre Anadolu’da insan ve hayvan tedavisinde ortak kullanılan bitkiler I (Doğal yayılış alanı Türkiye olanlar) (Oku)

Atıf: Meryem Gürbüz ve Hüseyin Doğan (2020). “Ortaçağ Türkçe tıp metinlerine göre Anadolu’da insan ve hayvan tedavisinde ortak kullanılan bitkiler I (Doğal yayılış alanı Türkiye olanlar)”. Tarih Araştırmaları II. ss. 17-35.


Ortaçağ Türkçe tıp metinlerine göre Anadolu’da insan ve hayvan tedavisinde ortak kullanılan bitkiler II (Doğal yayılış alanı Türkiye dışındaki coğrafyalar olanlar) (Oku)

Atıf: Meryem Gürbüz ve Hüseyin Doğan (2020). “Ortaçağ Türkçe tıp metinlerine göre Anadolu’da insan ve hayvan tedavisinde ortak kullanılan bitkiler II (Doğal yayılış alanı Türkiye dışındaki coğrafyalar olanlar)”. Güncel Sosyal Bilimler Araştırmaları. ss. 101-115.


Role of plants in Roman Economic System in Classical Antiquity (Oku)

Atıf: Hüseyin Doğan (2020). “Role of plants in Roman Economic System in Classical Antiquity”. Economic Issues II. ss. 127-140.

Ortaçağ Anadolu’sunda Peganum harmala’nın sağlık alanında kullanımının araştırılması (Oku)

Özet: Halk ağzında üzerlik, ilezik, nazar otu, üzellik, üzerik, üzerrik, üzeriyh, yabani sedef otu, yüzellik, yüzerlik gibi isimlerle bilinen Peganum harmala, geleneksel tıp alanında gerek Yunan ve Roma gerekse Arap ve Türk uygarlıklarında yaygın olarak bilinen ve kullanılan bir bitkidir. Ortaçağ Anadolu’sunda bitkinin tohum, yaprak, kök gibi parçaları; kavurma, dövme, kaynatma gibi işlemlerden geçirilerek çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılmıştır. Peganum harmala hem Batı hem de Doğu kültürleri tarafından bilinen bir bitki olması nedeniyle, tarihsel süreç içinde ilgili kültürlerin bu bitki üzerinden etkileşimini göstermesi bakımından önemlidir. Bu etkileşim hem bitkinin yaygın adlarında hem de geleneksel tıp alanında kullanımında kendini göstermektedir. Bu çalışmanın amacı, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren Peganum harmala türünün Ortaçağ Anadolu’sunda sağlık alanında kullanımın araştırılmasıdır. Çalışmada XIII. yüzyıl başından XV. yüzyıl ortalarına kadar Anadolu’da yazılan, derlenen ve tercüme edilen tıp eserlerinde P. harmala taksonunun çeşitli hastalıklarda tek başına ya da diğer bitkilerle birlikte kullanılmasına dair örnekler verilmiş, böylece bitkinin tıbbî önemi ortaya konmaya çalışılmıştır

Anahtar kelimeler: Peganum harmala, üzerlik, Anadolu, Ortaçağ, Bitki Tarihi.

Atıf: Meryem Gürbüz ve Hüseyin Doğan (2020). Ortaçağ Anadolu’sunda Peganum harmala’nın sağlık alanında kullanımının araştırılması. The Journal of International Social Research 13 (71), 188-194.


Sakızlı İsa Efendi’nin Nizâmü’l-Edviye adlı eserine göre kadın hastalıklarında kullanılan droglar

Atıf: Meryem Gürbüz ve Hüseyin Doğan (2021). “Sakızlı İsa Efendi’nin Nizâmü’l-Edviye adlı eserine göre kadın hastalıklarında kullanılan droglar”. Sakızlı İsa Efendi ve Nizâmü’l-Edviyesi Üzerine İncelemeler. ss. 175-193.


En geç 18. asra ait İtalyanca-Arapça-Türkçe ticari terimler sözlüğü (Oku)

Atıf: Hüseyin Doğan (2021). “En geç 18. asra ait İtalyanca-Arapça-Türkçe ticari terimler sözlüğü”. Dünden Bugüne Ekonomi Yazıları IV. ss. 100-118.


İbn Battûta’nın Türkiye notlarında bahsi geçen bitkiler hakkında (Oku)

Özet: Ortaçağın en meşhur Müslüman seyyahlarından biri olan İbn Battûta (ö. 1368-69), 1332 yılında beşinci kez hac yaptıktan sonra Hindistan’a gitmek üzere harekete geçtiyse de Kızıldeniz’de yakalandığı fırtına yüzünden yolculuk güzergahında değişik yaptı. Planlanan yeni seyahat rotası onu Lazkiye limanından bir Ceneviz gemisiyle Türkiye’ye getirdi. Alanya’da karaya çıkan ibn Battûta, Anadolu yolculuğu sırasında Isparta, Eğridir, Denizli, Tavas, Muğla, Milas ve Barçın’a ulaştı. Seyahatnamesine göre buradan Konya ve Erzurum’a gitti. Kayseri’yi gördü. Birgi’ye geldi ve buradan da Ayasulug, İzmir, Manisa, Bursa ve İznik’e gitti. Sakarya vadisini kat ederek Geyve, Göynük, Bolu ve Kastamonu’ya uğradı. En son Sinop’a gitti ve buradan bir gemi ile Kırım’a gitmek üzere hareket ederek Türkiye seyahatini tamamladı. O, Türkiye seyahatine başladığında yirmili yaşlarının sonundaydı.

İbn Batuta’nın donanımı, seyahatleri ile artan görgüsü, diplomatik görevleri ve çeşitli ülkelerde yaptığı kadılık mesleği şüphesiz onun bakış açısını, değerlendirmelerini ve üslubunu doğrudan etkilemişti. Battûta kimimi zaman derviş gibi giyinip davranmış, kimi zamansa dünyadan el çekip zahit gibi yaşamıştı. Maceraları kadar üslubunun da renkli olduğu şüphesizdir. Er-Rihle, Ortaçağ Türkiye tarihi çalışmalarının temel kaynakları arasındadır. Her ne kadar Anadolu hakkında daha önceden çeşitli seyahat kayıtları varsa da ibn Battûta’nınki daha kapsamlı ve ayrıntılıdır. Araştırmacılar Anadolu’nun siyasi, sosyal, ekonomi ve müessese tarihi gibi pek çok değişik alanda yaptıkları çalışmalarda er-Rihle’den kaynak olarak faydalanmışlardır.

Biz bu çalışmada ibn Battûta’nın eserindeki Türkiye anlatısında yer verdiği bitkilere odaklandık. Acaba ibn Battûta’nın kaydettiği bitkiler ortaçağ Anadolu’sunda hangi kullanım alanlarına sahipti? Bu sorunun cevabını Ortaçağ Anadolu’sunda Türkçe kaleme alınan, tercüme edilen veya derlenen eserlerde aradık.

İbn Battûta, doğa tasvirleri sırasında genel ifadelerle bitkileri andığı gibi bazen de çeşitli tanımlamalar yaparken bir ad kaydetmeden bitki alanlarından bahseder. Tarla, bağ-bahçe, bostan gibi… Onun isimlerini andığı bitkiler genellikle yenilebilir olanlardır. Bir çok şehri meyvelerinin güzelliği sebebiyle över. Eserde adı geçen meyveler arasında üzüm, incir, nar, kayısı, şeftali, elma, erik, limon, ceviz ve kestane sayılabilir. Ayrıca safran, haşhaş, pirinç, pamuk, kamış, buğday ve arpa da eserde yer alan bitkiler arasındadır. Sebze ve baharatlardan da çeşitli vesileler ile bahsedilir. Bitkilerin kullanım alanlarına dair de bazı bilgiler vardır. Örneğin gülsuyu dökmek, güzel kokmak için hamamda kullanıldığı gibi ev sahibinin misafirini üst seviyede ağırlama uğraşının da bir göstergesidir.

Er-rihle’de bahsi geçen bitkilerin Ortaçağ Anadolu’sunda geniş bir kullanım alanı mevcuttur. Bahsi geçen bitkilerin birçoğu iktisadi bakımdan kıymetlidir. Yaygın olarak insan ve hayvanlar için gıda ve sağlık amacıyla onlara başvurulmuştur. Kişisel bakım ürünlerinin hammaddesi oldukları gibi tabirname ve divanlarda sembol değerlerinden de faydalanılmıştır.

Anahtar kelimeler: İbn Battûta, seyahatname, ortaçağ, bitki tarihi.

Atıf: Hüseyin Doğan (2022). İbn Battûta’nın Türkiye notlarında bahsi geçen bitkiler hakkında. Eurosia International Congress on Scientific Research and Recent Trends-IX, cilt I. ss. 644-662.


Koku’nun tarihine bir katkı: Eski Anadolu Türkçesi metinlerinde bitkisel kokunun kullanımı (Oku)

Özet: Bitkilerin kök, çiçek, meyve, yaprak, kabuk, vb. fiziksel parçalarının çeşitli amaçlarla kullanılmasının yanı sıra, kokularından da birçok farklı alanda yararlanılmıştır. İnsanoğlu ve bitkisel koku ilişkisi geniş bir yelpazede karşılık bulmuş, hoş ya da rahatsız edici kokuya sahip bitkilerin etrafında zengin bir birikim oluşturulmuştur. Söz konusu bitkiler, şiir, hikaye ve efsanelere konu olmuş, ölülerin yakıldığı cenaze törenlerinde kötü kokuyu baskılaması için cenaze ile birlikte yakılmış, tanrılara adanan tapınakların yanı sıra kabirlere dikilmiş, ticareti yapılmış, sarhoşluk kaynaklı rahatsızlıklardan korunmak için başa takılmış, zararlı canlıları uzak tutması için doğrudan ya da yakılarak dumanı kullanılmış, kokusunun tedavi edici özelliği olduğu düşünülerek koklanmış, banyo sularına eklenmiş ve tütsüsü yakılmış, vücudun tamamında ya da belirli bir bölgesinde görülen kötü kokuların giderilmesi yahut hoş kokulu hale getirilmesi için başvurulmuştur. Biz de çalışmamızda Eski Anadolu Türkçesi metinlerini esas alarak, bitkisel koku kavramının Türk uygarlığındaki yerini değerlendirmeye çalışacağız.

Anahtar kelimeler: Koku, Ortaçağ, Anadolu, Bitki Tarihi.

Atıf: Hüseyin Doğan (2022). Koku’nun tarihine bir katkı: Eski Anadolu Türkçesi metinlerinde bitkisel kokunun kullanımı. The Journal of Social Sciences, ss. 394-411.


Eski Anadolu Türkçesi Metinlerine Göre Bitkilerde İşaret Teorisi (Oku)

Özet: Bu çalışmada, bitkiler (Regnum: Plantae) özelinde 13. ve 15. yüzyıllar arasında Anadolu’da Türkçe yazınında İşaret Teorisi’nin yansımalarını göstermeye çalışacağız. İşaret Teorisi basitçe, (çalışmamız özelinde) bitkilerin bir parçası ya da tamamının insanın bir organına benzemesinin, söz konusu bitkinin ilgili organ üzerinde tedavi edici özellikler taşıdığına dair doğal bir kod olduğuna dair bir inanıştır. Bu inanışa göre, bir bitkinin kökleri ya da yaprakları saça benziyorsa, bu bitkinin saçla ilgili rahatsızlıklarda (dökülmesi, kırılması, erken ağarması, geç uzaması, vb.) faydalı olması beklenmektedir. İşaret Teorisi ayrıca, süte benzer bir usaresi olan bitkinin süt salgısını arttırdığı, bitkinin bir parçasının muayyen bir hayvanın organına benzemesi halinde o hayvandan gelecek zararlara karşı etkili olduğu, nemli bölgelerde yetişen bitkilerin rutubet kaynaklı hastalıklara iyi geleceği, vb. gibi geniş bir algı çerçevesine sahiptir. Benzeri, benzer özellikleri olması nedeniyle tedavi eden benzer’e, örneğin kokusu ile benzeyen başka bir bitki de zaman zaman benzer’in ikamesi olarak kullanılmıştır ve bu kullanım da teorinin kapsamı içinde değerlendirilmelidir.

Anahtar Kelimeler: İşaret Teorisi, Ortaçağ, Anadolu, Bitki Tarihi.

Atıf: Hüseyin Doğan (2022). Eski Anadolu Türkçesi Metinlerine Göre Bitkilerde İşaret Teorisi. Kocaeli Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 43, ss. 51-67.

Bir Cevap Yazın