Asphodelus (Çiriş)

Hüseyin Doğan avatarı
Asphodelus fistulosus
🌟 Kısa bilgi
  • Burrata peyniri, Asphodelus yapraklarına sarılarak satılır. Bu yaprakların taze ve yeşil kalması peynirin taze olduğunu, kuruyup solması ise tüketim zamanının geçtiğini haber verir.
  • Yaprakları otçullardan korunmak için zehirli alkaloidlere sahiptir. Bu nedenle aşırı otlatma baskısının olduğu bölgelerde dokunulmamış geniş kümeler halinde görülebilirler.
  • Bazı türleri yangınlara dayanıklıdır. Kavurucu Akdeniz yazında çıkan yangınlardan sonra ciddi bir rekabet avantajı ile öncü bitkiler olarak ortaya çıkarlar.
  • Bazı türlerde tek bitkinin 200 civarında yumru ürettiği rapor edilmiştir.

Tanımı

Asphodelus (Çiriş) tek ya da genellikle çok yıllık şişkin rizomlu bitkilerden oluşan bir cinstir. Yapraklar çok sayıda, tabanda ve yaprak ayası şeritsi, silindirik, tabanı zarsı, kılıflı ve kenarları düzdür. Sıkapa katı ya da iççi boştur. Çiçek kurulu çok çiçekli ve bileşik salkım halindedir. Bırakte kalıcı, darca mızraksı ve kuruzarsıdır. Çiçek sapı eklemlidir ve meyve zamanı kalınlaşma eğilimindedir. Tepaller altı adet olup uzunlukları eşit değildir, beyaz ya da pembe renkli, serbest ya da sadece tabanda birleşmiş, yayılıcı ila dik ve belirgin tek damarlıdır. Ercikler altı adet, belirgin, aynı ya da neredeyse aynı uzunlukta ve tepallerden daha kısadır. İplikçikler tabanda genişleyici ve çıplaktır. Yumurtalık üç bölümlü olup, bölüm başına 1 ila 2 adet tohum taslağı vardır. Tepecik zayıfça üç lobludur. Meyve küresel bir kapsül formunda ve üç ila altı tohumludur. Tohumlar siyah renkli ve kanatlı ya da köşelidir.

⚠️ Dikkat

Yerinde güzel. Bitkileri koparmak yerine sadece fotoğraflayarak, güzelliklerinin dalında ve köklerinin ait olduğu toprakta kalmasına izin verin ki bu özel miras geleceğe de kalsın.

FLORA NICOMEDIAE • MEDITERRANEAN–NORTH AFRICA–WEST ASIA-INDIAN SUBCONTINENT

Asphodelus

Biyocoğrafik dağılım ve sistematik profil

🌍 Coğrafi Dağılım

Cins, Akdeniz havzasından Hint altkıtasına uzanan bir kuşak çizmektedir ve ayrıca Kuzey Afrika’dan Afrika Boynuzu’na kadar yayılış göstermektedir.

🧬 Takson Kartı

Alem Plantae
Takım Asparagales
Familya Asphodelaceae
Cins Asphodelus L.
💡 Biliyor muydunuz?

Antik Yunan’da sıradan ruhlar, yeraltı dünyasındaki (Hades) ucu bucağı görünmeyen devasa Asphodelus Çayırlarında sonsuza kadar amaçsızca yürürlerdi. Hem Yunanlar hem de Romalılar, mezarların üzerine çiriş dikmekteydiler, bu çiçekler gelecek yaşamın simgesi sayılırdı ve Elysion çayırlarının bu çiçekle dolu olduğuna inanılırdı. Çiriş otu ile birlikte dikilen ebegümeci ise ölülerin Elysion çayırlarında gıdasız kalmamasına yönelik alınan bir önlemdi. Persephone genellikle çirişotundan bir taç giymiş olarak tasvir edilmiştir. Hüznü simgeleyen bitki zararlı büyülerden korunmak adına çiftliklerin girişlerine dikilmiştir.

Nişasta açısından zengin yumruları acı olmakla birlikte pişirildiğinde acılığı kaybolmaktadır. Hem Roma’nın çöküşünden sonraki Karanlık Çağlar’da hem de dünya savaşları sırasında bir kıtlık gıdası olarak Güney Avrupa ülkelerinde tüketilmiştir.

🗣 Folklor

Dilimizdeki çiriş kelimesi Farsça orijinlidir ve bu ailedeki bazı bitkilerin kökünden elde edilen yapıştırıcının adıdır. Kelimenin aslı sirîştir ve eski Farsçada tutkal anlamına gelmektedir.

Bazı türlerin yumruları toplanarak kurutulduktan sonra ve değirmenlerde öğütülüp toz haline getirilmiştir. Elde edilen sarımsı toz, suyla karıştırıldığında güçlü ve esnek bir yapıştırıcıya dönüşür. Bu tutkal ebru sanatında, kitap ciltlemede ve özellikle deri ayakkabıların tabanlarını yapıştırmada kullanılmıştır.

🌐 Etimoloji

Cins adının etimolojisi belli değildir. Antik Yunanca bir kelime olup çiriş bitkisinin genel adıdır. Bitkiler mitolojide Hades’in bitkisi olarak kabul görür ve bu nedenle sıklıkla mezarlıklara dikilirdi. Düşük bir ihtimalle Antik Yunanca gizlemek anlamına gelen “sphallo” kelimesinin başına olumsuzluk ön eki olan “a-“ getirilmiştir. Bu durumda gizlenemeyen anlamına gelir ki bitkilerin boyları uzundur ve çok sayıda bireyden oluşan kümeler halinde görülürler. Diğer bir görüşe göre Antik Yunancada kül/toz anlamına gelen spodos kelimesinden türetilmiştir. Buna göre bitkilerin yangınlardan sonra çıkan ilk bitkiler olması ya da fakir ve tozlu topraklarda görülmesine işaret edilmektedr.

Kocaeli’ndeki türler

Leave a Comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir