Arundo donax (Kargı)

derleyen:

cins:

Tanımı

6 metre büyüyebilir. Gövde basit ya da boğumlarda kısaca dallı, içi boş ve 2 ila 3 cm çapa ulaşabilir. Dil 1 ila 1,5 mm uzunluğunda ve kesiktir. Gri yeşil renkli yapraklar almaşlı dizilişli, 30 ila 60 cm uzunluğunda, 2 ila 6 cm genişliğindedir. Yaprak ayası yuvarlak ya da tabanda yüreksidir. Çiçek başakları tüylü ve 40 ila 60 cm uzunluğundadır. Başakçıklar 2 ila 4 arası sayıda çiçek bulundurur. Dışkavuzlar eşit, çıplak ve 9 ila 14 mm uzunluğundadır. İçkavuzlar mızraksı ve üç damarlıdır. Tohumlar ekim ayında olgunlaşır. Çiçekler erseliktir.

Gözlem bilgileri

Bitki doğal olarak Ortadoğu ve kuzey Afrika’da yayılış gösterir. [Harita, Sinonimler, Herbaryum] Sulak alanların kenarında görülür. İl genelinde gözlemlenmiştir. Ağustos ve ekim ayları arasında çiçek açar. Deniz seviyesinden 200 metreye kadar olan rakımlarda gözlemlenebilir.

Türkçe adları

Dilimizde kargı, kargı kamışı ve masura kamışı adları ile bilinmektedir.

Etimoloji

Cins adı Katince kamış anlamına gelir. Tür adı Antik Yunanca kamış anlamına gelir. Türün antikçağdaki adıdır, ikili adlandırma öncesi adı “Arundo sativa, quae Donax dioscoridis”tir.

Türk Uygarlığındaki yeri

Yarâ’ (يراع), bitkinin Süryanicedeki karşılığı olan yara (ܝܥܪܐ)’dan alınmıştır. Dioscorides, ok ve müzik aleti yapımında kullanıldığını, vücuda giren sivri maddelerin çıkarılması için uygulandığını, bel ağrısı ve kellik durumlarında etkili olduğunu, iltihap giderici olarak faydalanıldığını aktarmıştır. Çiçek kurulunun kulağa kaçmasının sağırlağa neden olacağını; Hipokrat, bitkinin boru halindeki gövdesinin hemoroid tedavisinde başvurulduğunu; Plinius üflemeli müzik aleti yapımında kullanıldığını; Bîrûnî, bitkinin liflerinin kulağa girmesi halinde sağırlığa neden olduğunu yazmıştır.

Türkçe metinlerde bitki ile ilgili tek atıf Sabuncuoğlu Şerefedddin’in, Cürcânî’nin Zahîre-i Harzemşâhî adlı eserinin kısmî tercümesi olan Terceme-i Akrabâdîn adlı eserinde şöyle yer almaktadır: “yera’ra’ (sic) kargu kâmışdur”. İbni Cenâh یراع maddesinde kelimenin kasabın diğer adı olduğunu belirtmiştir. Ancak Dioscorides ve Theophrastus gibi yazarların iki bitkiyi de kalamos (κάλαμος) maddesi altında vermeleri ve Sabuncuoğlu’nun söz konusu eserinde kasab kelimesini başka bir bölümde kullanmış olmasına karşın yarâ’nın karşılığı olarak vermemesinden hareketle biz kelimeyi A. donax ile karşıladık.

© Doğan, Hüseyin (2023). Anadolu Türk Uygarlığında Bitkiler (XIII-XV. yy.) Yayımlanmamış Doktora tezi, Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kocaeli, s.709.

Tarihi

Plinius 16-64: Soğuk bölgelerde yetişen bitkiler arasında sucul çalılardan bahsetmek yerinde olur. İlk sırada olan kamıştır, savaş ve barış durumlarında eşit derecede vazgeçilmezdir ve hatta müzik aletlerinin yapımında da kullanılır. Kuzey ülkelerinde evlerin çatısı sazlardan yapılır ve sağlam bir şekilde yapıldığında yüzyıllarca kalabilir. Diğer ülkelerde ise sazdan hafif tonozlu tavanlar yapılır. Özellikle Mısır’da papirüs kamışı üzerine yazı yazmak için kullanılır. Ancak en değerlileri Anadolu’da Knidos’un Anaitic gölü kıyısında yetişenlerdir. İtalya’daki kamışlar mantarlı ve süngerimsi olup içleri boştur, gövde ince, kuru ve odunsu bir kabuk ile kaplıdır. Kolaylıkla kenarları keskin olan kıymıklara ayrılır. İnce ve zarif görünümlüdür, tepeye doğru kademeli olarak sivrilen bir yapıdadır ve tepede kalın ve tüylü bir tutam vardır. Bu tutam meyhanelerdeki yatakların doldurulmasında kullanılır. Ayrıca odunsu olduklarında dövülerek gemilerin dikiş yerlerini kapatması için sıkıştırılır. Bu tutkaldan daha inatçı ve ziftten daha sıkı yapışır. Doğu ulusları savaşırken kamışı kullanırlar, kamışın ucuna kanca koyarlar ve böylece saplanan ok geri çıkarılamaz. Ayrıca arkasına tüy ekleyerek okun uçuşunu hızlandırırlar. Okçular bu okları hep birden attıklarında güneşin ışıklarını kapatırlar. Bu nedenle savaşmak için berrak ve dingin bir havayı tercih ederler. Eğer bir kişi Etiyopya, Mısır, Hindistan, İskit, Baktriya, Sarmatya ve Partların uçsuz bucaksız ülkelerine bakarsa, insanlığın yarısının okla dayatılan bir egemenlik altında yaşadığını görür. Girit savaşçılarını meşhur yapan da bu konudaki ustalıklarıdır. Ok yapmak için en uygun kamış Rhenus’ta yetişenlerdir. Hafiftir, diğerlerine göre daha fazla özü vardır, havayı kolayca yarar ve aynı zamanda rüzgâra karşı direnmek için yeterli ağırlığa da sahiptir. Hindistan’daki kamışlar ağaç kalınlığına ulaşır ve bu nedenle mızrak yapımında da kullanılır. Kamışın çeşitleri çoktur; bazıları daha kompakttır, eklemleri yakındır. Syringia olarak bilinen kamışın içi boştur ve flüt yapımında kullanılır. Ayrıca eğik büyüyen ve çalı gibi yayılan bir kamış türü daha vardır. Elegia adıyla bilinen bu kamış erken dönemde otçul hayvanlar tarafından rağbet görür. İtalya’da bataklıklarda yetişen adarca adıyla bilinen kamış hardalla eşit derecede keskinliğe sahiptir ve özellikle dişler için faydalıdır. Kamış asmalara destek olması için de kullanılır.

Dioscorides 1-85: Kamışlar içinde okların yapıldığına nastos, flüt dilleri için kullanılana thelys, kalın lifli, sık budaklı ve kitap yazmak için uygun olana syringias, dere yataklarında büyüyen, kalın ve içi boş olana donax, hafif beyazca, yaygın görülen, ince ve diğerlerini andıran başka türe de phragmites denir. Bunların kökü diken ve kıymıkların çıkarılmasına etkilidir. Sirke ile uygulandığında sırtın alt bölümündeki ağrıları yatıştırır. Yaprakları soluk yeşil renkli iken kesilip sürülürse yılancık ve diğer iltihaplara iyi gelir. Kabuk sirke ile yakılıp sıvandığında kelleşen noktaları tedavi eder. Ancak bunları ipeksi çiçek kurulları kulağa kaçarsa sağırlığa neden olabilir.

Gıda

Rizomlar çiğ ya da pişirilerek tüketilebilir. Rizomlar kurutulup öğütülerek ekmek yapımında kullanılır.

Tıp

Kök terletici, idrar söktürücü, yumuşatıcı ve süt azaltıcıdır. Demlenerek adet kanamasını uyardığı ve süt akışını azalttığı rapor edilmektedir.

Bilgi

Kaval ve ney yapımında kullanılır. Erozyonun kontrolünde kullanılır. Polenlerinden sarı boya elde edilir.

Fotoğrafları